Топ-100 Şuhrat Barlas: Şu an kardeş ülkelerden arkadaşlarla birlikte bir film senaryosu üzerinde çalışıyoruz.

Şuhrat Barlas: Şu an kardeş ülkelerden arkadaşlarla birlikte bir film senaryosu üzerinde çalışıyoruz.

Tarihi olayları inceleyerken kötülüğün insanlığın düşmanından geldiğini fark ediyoruz.
Konuğumuz gazeteci-tarihçi Şuhrat Salamov (Barlas)

Devamı (V kısım)

M: Bugün Özbekistan için en önemli sorun nedir? Eğer varsa, bu problem nasıl çözülyor?
Ş.B: Devlet bağımsızlığını yeniden kazandığımız günden neredeyse çeyrek yüzyıl geçmiş. Atalarımız, hep bu kutsal günü yaşamanın hayalini kurmuşlardı. Bu hayalları uğruna onurlarıyla savaştılar da. Devlet bağımsızlığını kazanana kadar, yani 1991 yılına gibi ideolojik, politik, sosiokültrel savaş verdiler. Bir diğer sözle, sanmasınlar ki, özgürlük bize birileri tarafından tepsite sunulmuş.
Özgürlüğümüz onurumuz. Ama buna rağmen Özbekistan'da yerel, bölgesel ve küresel ölçekte çözümünü bekleyen sorunlar da yok değil. Tüm dünya ülkelerinde olduğu kimi  bizde de iç ve günlük sorunlar vardır. Devlet bağımsızlığı tesis edildikten sonra halk olarak karşımıza bir haylı zorluklar çıktı. Ama her birimiz hürriyetimiz için kendi çalışma alanımızda gereken çabayı gösteriyoruz.
M: Özbekistan komşularıyla nasıl bir ilişki içerisindedir. Modern Özbekistan'da devlet ideolojisi nedir?
Ş.B: Özbekistan'ın halkı ve Hükümeti, Özbek devletinin bağımsızlığını yeniden ilan ederken, yabancı toprakları ele geçirmek, diğer halklara masal ve efsanelere dayanarak baskı yapmak gibi hayallara kapılmadılar. Özbek halkı evrensel değerlere ve milletler arasındaki nezaket ve saygı ideallerine sadık kalmaktatır.
Özbekistan'ın ulusal bağımsızlığı etnik ve dinler arası hoşgörü ilkelerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu nedenle, uyrukluğa bakılmaksızın, Özbekistan anayasası her vatandaşa yaşadığı toplumu kendi halkı görmek gibi ahlaki ve yasal haklar tanıyor.
Başka bir sözle, Özbekistan'da insana saygı ırksal, ulusal veya dinsel ilişkiler üzerinden tanımlanmaz. 
Özbek zihniyetinde etnik düşmanlık yok.
Özbek zihniyetinin temeli millet değil, insan için sevgi ve merhamet duygularından oluşur.
Özbek zihniyyetinde Hitler yüzünden Almanlara nefret, Hz. Muhammed'den dolayı, Araplara secde etmek, Ömer Hayyamın şiirleri için Farsları putlaşdırmak doğru olmaz, düşüncesi hakimdir.Yani sıradan bir Özbek için, kimin hangi millete ait olduğu önemli değil, önemli olan mutlulukta ve kederi bölüşmeyi başaran insan değerlidir.
Geleneksel kültür ve dil birliği, vatandaşlık gibi kavramlar farklı algılana bilir. Ama Uluslararası hukukun subjesinin uluslar değil devletler olması gerçeğini de unutmayalım. Bu yüzden 1991'den beri Özbekistan'da yaşayan tüm milletler tek kişi haline gelmiştir. Örneğin, Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı eğer bir Papuan, Ermeni veya Rus vatandaşıysa, o zaman Papua Yeni Gine, Ermenistan ve Rusya Federasyonu gibi devletler bir şey ifade etmez. Çünki bu insanların sonuçta, vatanı Özbekistandır. Yani Özbekistan bu topraklarda yaşayan her kesin vatanıdır.
Özbek halkı, tarihte yaşanan trajik anlara rağmen, sömürgecilik dönemi boyunca onarılamaz bir zarara ve Bolşevik saptırıcılığa rağmen, çocuklarına kardeşlik duygularını ve tüm dünya halkları ile iyi ilişkiler kurmayı ve korumayı öyretmeği başarabilmişdir. Bu düşünce hayla Özbekistan'ın bağımsızlığının restorasyonundan önce de ailelerde çocuklara aşılanmıştı. Bağımsızlığımızı yeniden kazandığımızda ise eğitim çalışanları, vatansever aydınlar, geçmişin aynı değerlerini daha da pekiştirerek, eğitim üzerinden genc neslin bu değerlerden uzak düşmemesi için çalışıyorlar. Eğitim sisteminin ve Özbekistan öğretmenlerinin temel amacı, ulusal kimlik, anavatana sadakat ve kardeş ve dost ülke halkları ile iyi ilişkilerin sağlanması ve korunması gibi duyguları yeni nesile iletmektir.
M: Son zamanlarda Özbekistan, Türk dünyasının ortak ilişkileri açısından muazzam bir başarı yakaladı. Bu başarı Türkiye ile gelecek yaklaşımda bize neler vaat ediyor?
Ş.B: Sadece en iyisini bekliyor ve umuyoruz. Bakalım, zaman ne gösterecek.
M: Genel olarak, sonuçtan memnun musunuz?
Ş.B: Hayır, memnun değilim. Ortak ilişkiler için hala çok şeyler yapmak gerekiyor.
M: Tarihe geri dönelim, şu an ne üzerinde çalışıyorsunuz?
Ş.B: Bir filmle ilgili çalışmalarımız var. Hazırda Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'dan benzeri düşünce arkadaşlarımızla beraber bir filmin senaryosunun kavramsallaştırılması üzerinde çalışıyoruz. Senaryonu bitirdikten sonra, söz veriyorum bu hakta ilk size bilgi vereceğiz.
M: Ve sonda, okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?
Ş.B: Ulusları övmekte hiç bir sorun yok. Ama onları küçük düşürmek, haklarını ihlal etmek olmaz. Bunu yapanlar kendi uluslarını yüceltmez.
Ulusların büyüklüğü, Ay'a veya uzaya uçmakta değil.
Hele-hele ulusların büyüklüğü çocukların, yaşlıların, kadınların ütopik bir düşünce uğruna öldürülmesi de değil. İnsanların ölüm kamplarına sürülmesi, yerlilerin Amerika’da, Avustralya’da yok edilmesi, hiç değil.
İki Dünya Savaşını başlatmak da büyüklük değil.
Böyüklük halklara karşı nezaketli olmakta, emekseverliktedir.
Kimi uzaya köpek göndermeği, kimi de sıkıyönetimlere, savaşlara rağmen, düşman olsa bile, insanlara özenlikle kaygı, dikkat göstermeği, binlerce kadın ve çocuğu koruma altına almağı böyüklük bilir.
Hazırda dünyada kendi yardımseverliği ile büyüklük eden ve bunu daima çalışkanlığı ile kanıtlayan ve sergileyen çok sayıda sıradan insanlar var. Onlar mutlular, çünki mutsuzluğun olmadığı yerde hep mutluluk vardır.
Birilerine göre büyük insan kendi rifahı için diğerlerini aç burakandır. Bir başkası için sofrasında aç kalanlar için pay ayırandır. Zevkler farklı ola bilir. Ama hepimizin kabul edeceğimiz bir gerçek vardır:
Milli, dini kimliğine bakmaksızın her bir insanın amacı  dünyada İYİlik tohmu sepmek olmalı. İYİLİK, SEVGİ VE BİLGİ insanlığın gelişmesinin temelinde duran hakikatdır.
Tarihi incelerken, kötü güçlerin insanlığın düşmeni olanlardan geldiğinin şahidi oluyoruz. Kötülüğe hiç bir şeyle hak kazandırmak olmaz. Bin yıllar sonra bile, insanlıktan yoksun olan kesimlerin lanetle ahılması kaçınılmazdır.

M: Röportaj için teşekkürler.

0/Şərhlər

Previous Post Next Post