Топ-100 Tacir Gurbanov: Ağbaba Şöreyel’in tarihi Kars,Çıldır bölgesi ile bağlı

Tacir Gurbanov: Ağbaba Şöreyel’in tarihi Kars,Çıldır bölgesi ile bağlı

Ağbaba Şöreyel Ermeniler’in değil, Türklerin eski vatanıdır...
Stand TV'in bugünkü konuğu alim-filolog Tacir (Semimi) Gurbanov.


M: Tacir bey, bizimle görüşdüğünüz için teşekkür ederiz. İlk sorumuz, Ağbaba Şöreyel bölgesi neresi?
T.G: Ağbaba Şöreyel bugünkü Ermenistan arazisinde olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kars Çıldır toprakları ile sınırdakı eski bir Oğuz Türk meskenidir. Sovyet işgaline kadar Ağbaba nahiyesi, Kars ilinin Çıldır sancağının bir parçasıydı. Bu topraklar şimdi her ne kadar Ermenistan toprakları olarak görülse de, gerçek yukarıda belirtildiği gibidir. Teferrüat için tarihe baş vurmamız gerekiyor.
Ruslar, 1877-1878 Rus Türk savaşının bir sonucu olarak, Osmanlı İmparatorluğu'ndan büyük miktarda tazminat talep etti. Gerekli miktar hazinede olmadığı için Çarlık Rusya Kars, Batum ve Ardahan'ı tazminat olarak istedi. İşte o zamanlar, Ağbaba Kars'ın bir parçası olarak Ruslar tarafından işgal edildi. Bu dönemden başlayarak, Rusya, bölgenin hristiyanlaşması politikasını uygulamaya başladı, müslüman türkleri baskı altına aldı. Amaç onları göçe zorlamak idi. Başka bir deyimle, Ağbaba Şöreyel müslüman türkleri hep takib olundular, zülme maruz koyuldular ki, insanlar ata yurdunu bırakıb, iç Anadoluya göç etsinler. Uygulanan bu politika kısmen başarılı oldu bile.
Rus zulmüne direnemeyen ahali kendi yuvasını terk etmek zorunda kaldı. Terk edilmiş topraklarda ise ruslar ermenileri, yunanlıları ve malaganları (rus köylülerini-red) yerleştirdiler. Tarihçi Fahreddin Kırzoğlu, işte o dönemde Ağbaba Şöreyel bölgesinin 32 köy olmakla ermenilere bırakıldığını yazıyor.
(Sayın okurlar, hatırlatalım ki, bu zulüm 1918 Brest Litovsk barışına kadar devam etmiştir. 1918 yılında Brest Litovsk barışı ile bu araziler geri verilse de, ama uzun sürmemiş, Kars anlaşması sonucu bölge yeniden şekillenmiştir-red.)
1921'de, Ağbaba Şöreyel'de Sovyet iktidarı kuruldu ve sınırlar Kars antlaşmasına göre yeniden şekillendi. Yani, Kars toprakları Türkiye'de kaldı, ama Ağbaba Sovyet Rusya'ya verildi.
1930'da Sovyet döneminde, Ağbaba ilçesi ikiye ayrıldı. Kızılkoç, sonra Amasya bölgesi kuruldu. Bu arada, bu isim Türkiye'deki Amasya şehrinden esinlenmiştir. Amasya Makedonyalı İskender'in bir komutanının adıdır.
Söylemek istediyim bölgenin daha eski adı Ağbabadır, Amasya ismi daha sonra, 1930'larda verilmiştir.
M: Bu arada Ağbaba Şöreyel'in etimoloji anlamını nasıl açıklayabilirsiniz?
T.G: Bilim adamları Ağbaba'nı farklı yorumlarla açıklamağa çalışmışlar. Bir kesim Ağbaba ismini akbaba kuşu ile ilişkilendiriyor (kızılkuş giller destesi,kırgılar türü-red.). Guya babalarımız bu kuşu kutsal olarak görmüşler. Bu doğru değil. Nedenini soracak olsanız, akbaba denilen kuş kuzgun olsa da kokmuş et yiyer. Öyleyse atalarımız bu kuşa kutsal bir canlı olarak nasıl baka bilmişler? Bir yanılsama var.
Öte yandan, Ağbabada Ağbaba isimli, 3000 m yüksekliği olan bir dağ olduğunu da unutmayalım. Kar ve buzla kaplı olan bu dağ, her zaman yerel müslüman türk halkı tarafından mukaddes bir mekan, pir yeri gibi ziyaret edilmiştir. Bunu nasıl açıklayacaksınız?
Aslında, Ağbaba ağmak, yücelmek, kalkmak anlamında bir kelimedir. Ağın çok anlamı var.
Rodlov ve diğer akademisyenler, ağ'ın Ulgen baba (Tengri Ulgen-red), mukaddes baba anlamına geldiğini söylerler. Yani Ağbaba Ulgen babanın yaşadığı mekan anlamını veriyor. Unutmayalım ki, türklerde baba bir kudsiyet, mukaddes anlam taşımaktadır.
"Şöreyel" kelimesinin anlamına gelince, bu isim, daha eskidir. Bakmayarak, sonralar ezeli sesleniş şeklinden çarptırılmış,Şirak gibi söylenmiştir. Mesela, Şirak kırsalı kelime kombinasyonunu bir örnek gösterebiliriz.
Diğer bir örnek gibi SSCB zamanı yerel yürütme organı olan "Şirak" gazetesini göstermek mümkün.
Aslında bu isimler Şirek veya Sırak olarak yazılmalıydı. Şöreyel kelimesi "Şirek", "Sırak" kelimelerindendir.
O zaman Sıraklar kimlerdi?
Sıraklar eski Türk boylarıdır: Kaynaklarda M.Ö. 8. yüzyılda Sırakların eski Avrupa'da, Don, Dnepr nehirlerinin vadilerinde yaşadığı, bu topraklardan diğer bölgelere yayıldıkları yazılıyor. Onlar arasında şamanizmin geniş çapta yayıldığı da bilinmektedir. Ayrıca Ağbaba dağının zirvesinin ya da Şiştepe'nin bir mukaddes mekan gibi ziyareti  de bu olguyla açıklanmalıdır. (Bu tür ziyaretler İslam’a dahil değildir-red)
M.Ö. 7 yüzyılda, Sıraklar'ın şimdiki Şöreyel topraklarında yerleşimi ile bölge Sirak, Şirek, daha sonra ise Şöreyel, yani Şırek ili gibi tanınmağa başlamıştır.
Şöreyel çok büyük bir arazidir. İrevandan bile büyükdür. Şöreyel’in topraklarının bir kısmı Türkiye'de, diğer bir kısım ise Ağbaba, yani bugünkü Amasya ilçesinde yer almaktadır. Etnik bileşim Türklerden ibaret olan bu bölgede, Güllübulak, Karaçanta, Okçuoğlu, Mağaracık ve benzeri büyük köyler vardı. Bu köyler, Sovyet döneminde, Amasya ve Gümrü şehir merkezlerine bağlı olmuştur.
Kısaca, Şöreyel, Şirek ili, eski Türk tayfalarının adıdır.
Bu arada, Şirek ilinin 17. yüzyılda yaşamış Şirali Hasan isimli bir ozanın adı da günümüzde bilinmektedir.Yani eserleri günümüze kadar gelip çatmıştır.
M: Bölgenin tarihi hakda neler söyleyebilirsiniz?
T.G: Bölgenin tarihi tamamen Kars, Cıldır'ın tarihi ile bağlantılıdır.
Bu bölge birçok güçlü Türk devletlerinin varlığına tanık oldu. Karakoyunlu, Akkoyunlu döneminde önemli bir mevkisi olmuş.
Safevî Osmanlı iç savaşlarının (bilgin, bu kelime ile Türk topraklarını tek arealda gösteriyor-red) mücadele alanına çevrildi. Birçok kez tahrip oldu. Nufus, çaresizce yaşam alanlarını terk etdi. Terkedilmiş meskenler harabeye döndü. Bu türden savaşlar yüzlerce yıl davam etse de insanlar geri döndü,yeniden burda yaşadı.
Kısacası, Ağbaba Şöreyel'in tarihi Kars Çıldır'in tarihi ile ilgilidir. Yani her ne kadar şimdi ermeniler bu bölgede yaşasalar da, tüm bu gerçeklere rağmen, Ağbaba Şöreyel'in türklerin ulu babalarının vatanı olduğunu söylemek isterdim.
Bir dizi kazılar da, bu bölgenin Türk kültürünün bir parçası olduğunu kanıtlamaktadır. Örneğin, kil tepsiler - kaseler, küpler ve benzeri bulgular, bir yandan nufus arasında seramik sanatının geliştiğini gösteriyorsa, diğer yandan onların dört kulp gibi zor yapılandırmaları işlenmesi, buradaki yaşam tarzının yüksek düzeyde olduğuna işaret ediyor. Bunun bir başka kanıtı, kazılar sonucunda bulunan su borularıdır.
Ağbaba Şörayel de Tunç Çağı'na ait anıtları da var. M.Ö. 10-8. yüzyıllara ait 200'den fazla bulgu mövcuttur. (Soru edilebilir, hani siraklar bölgeye M.Ö. 7. yüzyılda gelmişlerdi. İlk önce, eskimiş tarihşünaslık bunu şöyle anlatıyor. Henüz bu tartışma konusu, Sıraklar buradanmı Avrupa'ya, yoksa oradanmı buraya gelmişler, ayrı bir konunun polemiğidir.
Öte yandan, Ağbaba Şöreyel arazisinde sıraklardan önce de bolgede Türk kabileleri yaşamışlardı. Mesela, mitanileri, kasları buna örnek göstere bileriz. kimleri eskimiş tarihşühaslık Hint-Avrupa kabilelerine ait ediyor-red.)
Ermenistan'ın tüm topraklarının yanı sıra, Ağbaba Şöreyel’de de birçok eski türk kökenli koronim ve toponimler var.
Örneğin Karaçanta, Güllübulak, Karanamaz gibi koronimleri Türk toplumunun sıradan insanlarının anlamaması için hiç bir neden yok.
Ayrıca bölgede Kıpçak ve Oğuz kültürüne ait anıtlar da var. Koç heykeller dahil bir dizi mezar anıtları günümüze kadar gelip çıkmıştır. Bu ve benzeri gerçekler, Ağbaba Şöreyel'in yerel sakinlerinin türkler olduğunu kanıtlıyor.
 M: Ağbaba Şöreyel'in coğrafi konumunun onun kültürüne etkisini nasıl açıklayabilirsiniz?

Devamı bir sonrakı yayınımızda

0/Şərhlər

Previous Post Next Post