Топ-100 Tanrı mı, Allah mı

Tanrı mı, Allah mı

Bu konuda Şemistan Alizamanli ne düşünüyor?..
İlham Tumas, “Stand TV” için askeri ve vatansever marşların, şarkıların ifacısı, müzisyen Şemistan Alizamanli ile konuştu.


M: Şemistan bey, öncelikle bizim site için vakit ayırmanıza göre teşekkür ederiz.
İlk sorumuza, toplumdaki ciddi tartışmaya neden olan konuyla başlayalım.
Bildiğiniz gibi, 7 Kasım'da, TRT 1'de yayınlanan "Diriliş Ertuğrul" dizisinde ozan rölünde yer almışsınız.
Süreci anlatabilir misiniz? Nasıl oldu? Her ne kadar klasik seslense de neden Şemistan Alizamanli?
Ş.A: "Diriliş Ertuğrul" tarihi bir dizi. Azerbaycan'da da çok popüler ve geniş bir kitlesi var. Dizinin yönetmeni, "Turan eller var olsun" şarkısını kullanmaya karar vermiş ve bu yüzden beni aradı. İlişkiler böyle yarandı.
M: O zaman size böyle bir sorum var.
Şemistan Alizamanlı söyleyince, önce akıla gelen Azerbaycan'ın askeri spikeri, ama daha çok bir Türk sevdalısı olmasıdır.
Hepimiz türküz. Ama yine de sormam gerekiyor, sizin bu Türkiye sevginiz nereden kaynaklanıyor, aileden mi geliyor?
Ş.A: Nasıl söylesem,bu bana bağlı değil. Tabii ki, Türkiye'yi çok seviyorum. Her zaman söylerim, bir gözüm Azerbaycan, diğeri Türkiyedir. Başka bir deyişle, Türkiye’nin benim kalbimde özel bir yeri var. Ama benim Türk sevgim, genimle, kanımla bağdaşıyor. Yani ben böyleyim.
M: Şemistan bey, seninle dostane ilişkilerimiz var. Yine de, zaman zaman sizinle ilgili bazı ilginç haberler duyuyoruz. Duyduğuma göre siz ünlü Türk sülalelerinden birinin temsilcisi imişsiniz. Söylenenler doğru mu?
Ş.A: Babamgiller afşarlar’ın kırklı boyundandır. Yani ünlü Türk serkerdesi ve devlet adamı Nadir şah Afşarın sülalesi de kırklı türk boyundandır. Muhtemelen bunu duymuş sunuzdur. Annem ise Borçalı bölgesindendir (Gürcüstanda ta eskiden Türkler’in toplu halde yaşadığı bölge-red). Dedem Borçalı’ya gelmiş ve burada aile kurmuş.
M: Bey, böyle bir söylem var ruslara II. Dünya Savaşı'nı kazandıranlardan biri de Dmitri Şestakoviçtir. Onun ünlü “Leningrad Kuşatması” nın 7. Senfonisi, halk için gerçek bir umut kaynağı oldu, zaferin coşkusunu tetikledi.
Sizce neden Şemistan Alizamanlı'nın büyük sesinin zemininde Karabağ savaşını kazanamadık?
Ş.A: Ne diye bilirimki? Sanırım bir vatandaş olarak elimden geleni yaptım. Bazen elimi güçümün yetmediği taşın bile altına koydum, ve bu doğaldı. Ben sıradan bir televiziyonda sunucuydum. İşi yokuşa sürenler özel yetki ve mevki pozisyonunda olan kişilerdi.
Tecrübesizlik, ihanet, bencillik, bizi işgalle karşı karşıya bırakdı. Aksi takdirde, düşmanın bizi yenmeğe güçü yetmezdi. Biz onlardan baya üstündük. Bileğini bükemeyeceğin yiğitlerimiz siyasi oyunların gereksiz kurbanı oldular, topraklarımızı kaybettik.
M: Şemistan bey, bildiğiniz gibi, bu röportaj Türkiye'den yayınlanan "Stand TV" internet televizyonu içindir. Arkadaşlar sağ olsun, benden rica etdiler, sizin bir hatrınızı sorayım, hem de sizinle bir röportaj yapayım.
Ama dikkatimi çeken başka bir gerçek var. Siz "Diriliş Ertuğrul" dizisinde röl almadan önce Azerbaycan basınında hakkınızda çok kıskanç, kısıtlı haberler oluyordu. Dizide röl almanız bu boşluğu bir nebze doldurmuş oldu.
Nasıl oluyor da, Türkiye'de yaşayan bir yurttaşımız kendi gücüne internet medya kuruyor ve sizinle bir röportaj yapmamı istiyor, ancak Azerbaycan televizyon kanallarını sizinle ilgilenmiyor. Neden? Belki kendiniz istemiyor sunuz?
Ş.A: Bu konuda hiç bir sorunum yok. Yani şikayetçi değilim. Sağolsunlar, zaman zaman yazılı basına, radyo, televizyona ya da internet televizyonlarına davet edilirim. Ama vakit yok. Öte yandan, gitmemin her hangi anlamı olmadığını düşünüyorum. Sözlerimi zaten şarkılarımda duyuruyorum. Vatan sevgim şarkılarımın her notasında, her mısrasında hissedilebilir. Başka ne lazım ki?
Ama bazen ilgili ve ciddi programlara katılıyorum. Ama şov bana uygun değil.
M: Böyle bir söylem var, kimse kendi vatanında peygamber olamaz.
Bey, hâlâ ısrarla vurgulamak isterdim, demin söylediğim gibi kardeş Türkiye Cumhuriyeti'de sizinle daha çok ilgileniyorlar.
Şemistan Alizamanlı'nın Azerbaycan'da mercek altına alınması "Diriliş Ertuğrul" dizisinde rol aldıktan sonra oldu. Tartışmalı yaklaşımların konusu bile oldunuz..
Ş.A: Bunlara doğal bakmak gerekiyor. Türkiye gibi bir devlet'in TRT1 gibi dev bir televizyon kanalında "Diriliş Ertuğrul" gibi tarihi bir dizide küçücük bir rol almış olsanız bile, bu ses getirir.
Azerbaycan'da bu tür filmler uzun zamandır çekilmiyor.Genel olarak, film endüstrisi kötü bir durumda.
M: Diziler demi?
Ş.A: Biliyorsunuz, profesyonel bir oyuncuyum ve üniversitenin sinema ve film bölümünü okudum. Daha sonra Moskova'da uzmanlık kursunu onur derecesiyle bitirdim. Devlet televizyonu ve radyo yayıncılığı şirketinde çalıştım. Askeri bir spiker olarak olarak faaliyet gösterdim. Yani insanlar beni tam da anlatdığım gibi biliyor.
Zevksiz, derinliksiz konuları olan dizilerde rol almam kendime karşı saygısızlık olur. Son zamanlarda bir dizide rol almak için bir davetiye aldım. Senaryoyla tanıştım ama beğenmedim. Eğer bu dizide rol alsaydım, askeri vatansever şarkıların ifacısı imajıma zarar verebilirdim. Ben insanların hassasiyetine çok duyarlıyım.
"Diriliş Ertuğrul" ile ilgili olarak bunu söyleye bilirim. Bu diziyi uzun süredir izliyorum ve çok beyeniyorum. Ayrıca bu dizi dünyanın farklı ülkelerinde de başarıyla takip edilmektedir. Tarihi filmlere olan ilgim göz önüne alındığında, burada olmam benim için doğal. Başka bir deyişle, bu diziye katılmağımla hayallerimi gerçekleştirdim.
Demin söylediğim gibi yönetmen şahsen beni aradı. Gelecek sezonda "Turan eller var olsun" şarkısının dizide seslenmesini istediğini dedi. Sohbet esnasında benim de bir aktör olduğumu söyledim. Çok memnun oldular. Senaryonu değişip yakın zamanlarda bana döneceğini bildirdiler. İşte ozan rolü bana böyle teklif edildi
"Turan eller var olsun" şarkısına gelince, 2002 yılında yazılmıştır. Sözleri ve müziği bana ait. Ancak şiiri Nizami Saraclı isimli bir arkadaşım düzenlemiştir. Şair olmadığım için ben de şiirin sözlerinin ona ait olmasında israr etdim, ama o, kabul etmedi.
Ne garip, şair olmasam da, bu şiiri hiç zorlanmadan yazdım. Duygularımı mısralara aktarmak için sanki acele ediyordum. Galiba sonuç başarılı oldu. Şarkı çok popüler oldu. Farklı siteler kendi sayfalarında yerleştirdiler. Bildiğim kadarıyla, 20 milyondan fazla bakışı olmuş.
Ancak şarkıyı popülerleştiren başka bir etken de Türk televizyonlarında, Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim propogandası için kulllanılması oldu.
Erdoğan'ın konuşmasının bu muzikle süslenmesi şarkını daha da popüler hale getirdi.
M: Bey, tabii ki, şarkını tüm arkadaşlar seviyorlar. Ancak, metindeki "Tanrı Türk’e yar olsun" sözlerinin, "Allah Türk’e yar olsun" gibi değiştirilmesi sosial ağlarda Azerbaycan Türkleri arasında tartışmaya neden oldu.
Tabii ki, bu konuda benim kendi bakış açım var. Tanrı ya Allah fark etmez. Her ikisi de Yüce Yaradanın isimleridir. Ancak, yine de metinde neden Tanrı değil de, Allah olarak değiştirildi?
Ş.A: Filmin konusunun 13. Yüzyıla ait olduğunu biliyorsunuzdur. Türk toplumları 7. Yüzyıldan sonra İslam dinini benimsemeye başlamışlardı. Sonuç olarak, yüzlerce yıl sonra Allah sözünün kullanması doğaldı. Bu yüzden şarkının sözleri çağın gerçekliklerinden esinlenerek, ona uygun değiştirildi.
M: Ertuğrul'un, Allah, Allah tekbiri ile düşman üzerine yürüdüğünü söylüyorsunuz.
Ş.A: Yani...
Öte yandan kimi Tanrı, kimi Allah, kimi Bog, kimi de Gad diyor. Önemli olan yeri gökü yaradan Yüce Yaradanın tek olmasıdır. Daha da önemlisi, özellikle Türke yar olmasıdır. Göründüğü gibi içerikte değişen bir şey yok.
Bu arada, şarkıda başka bir değişiklik de var. Sultan Fateh kelimeleri de metinden çıkarıldı. Olaylar 13. Yüzyılda gerçekleşiyor. Fatih II Mehmet ise 15. Yüzyılda yaşamıştır. Bu da senaryo ile çelişiyor. Bu nedenle "Sultan Fatih’i gördüm" kelimesini "Oğuz Atan'ı gördüm" ile değiştirdik.
M: Yani böyle daha mı iyi oldu?
Ş.A: Yani. Sonuçda hiçbir şey değişmiyor.Şarkının "Tanrı Türk’e yar olsun" şeklinde okunmasına da hiçbir engel yoktur.
M: Yani sadece film için mi değişiklik edilmiş?
Ş.E: Tabii ki.
Bundan sonra da konserlerde "Tanrı Türk’e yar olsun" versiyonunda okuyacağım.
Aynı zamanda “Allah Türk’e yar olsun” şeklinde de okuyacağım. Yani duruma göre.
Örneğin, Macaristan'da her iki yılda bir büyük Turan kongresi düzenleniyor. Bu kongrenin marşı "Tanrı Türk’e yar olsun" şarkısıdır. Yönetim resmen böyle onaylamış. Elbetki, bu kongrede şarkı Tanrı versiyonunda okunuyor ve okunacak.
Topluluk, Allah şeklinde olan versiyonu da sevmiş. Türkiye’de dinleyici kitlesinin baya merakına sebep olmuş.
Özetlesek, Tanrı da bizimdir, Allah da. Bazı radikal gençlerimizin buna aşırı tepki göstermesi gereksizdir.
M: Yani işin içinde kibir yok.
Ş.A: Hayır, sanmıyorum. İşin içinde kulak alışkanlığı var. İnsanların sevdikleri şarkıları alışkın olduklarından farklı bir şekilde dinlemek istemedikleri açıktır ve anlaşılandır. Ayrıca gençlerimizin orijinal versiyonunda şarkıyı sevmelerinden dolayı çok mutluyum. Ancak yine de söylüyorum, bu filmin talebiydi. Onun için satıraltı anlamlar aramaya gerek yok. Esas olan düşüncedir.
M: Yani, qaye...
Ş.A: Olsun qaye... Bakın:
Her azaba katlaştım,
Atlanıb dağlar aştım,
Bir kurtla karşılaştım,
Dedi, uğurlar olsun!
Tanrı Türk’e  yar olsun!

Ben kurtlarla ulaştım,
Altayları dolaştım,
Şamanımla bağlaştım,
Dedi, uğurlar olsun,
Tanrı Türk’e yar olsun.
Burada da "şaman" kelimesi "vatanım" sözü ile değiştirilmiş.
M: Şaman sözcüğü de mi değiştirildi? Bu da mı senaryo gereği?
Ş.A: Evet, evet. Burada garip bir şey yok.
Bir daha söylüyorum, Türk basını "Allah Türk’e yar olsun" versiyonunun çok sevildiğini yazıyor. Çok popülerleşmiş.
Unutmayalım ki, hem Türkiye hem Azerbaycan müslüman olduğu kadar,hem de Türk devletleridir. Allah da Tanrı kadar bize doğma ve azizdir. Gençlerimizi biraz temkinli olmaya çağırıyorum. Amaç köklerimizi tanıtmak değilmi? Öğlese, hadi beraber yapalım.
M: Bey, bildiğiniz gibi röportaj Türkiye'deki internet televizyonumuz içindir. Gerçi, "Stand TV" yi ben de yeni tanıdım. Yine de, bunca medya kurumları arasında başarılı olmasını çok isterim. Sizin kanalımıza istek ve arzularınızı duymak bizi çok memnun ederdi.
Ş.A: Hayırlı, uğurlu olsun! Büyük bir izleyici kitlesi diliyorum. Varlığı ebedi olsun! Bir daha Stand TV'ye başarılar diliyorum.
M: İlginç ve keyifli röportaj ve içden arzularınız için teşekkür ederiz. Çok sağ olun!
Ş.A: Siz sağ olun!

0/Şərhlər

Previous Post Next Post